Antalya – Müze ve Şehir Turu
39. Gün
Bugün arabayı hiç çıkartmadan yürüyerek gidilebilecek yerleri gezmek hedefimiz. Sabah kahvaltısına dün orduevinin arkasında gördüğümüz börekçiye gidelim dedik. Minicik dükkan, iki masa içeride, iki masa da dışarı kaldırıma atmışlar. Aile işletmesi, kızları ocak başında gözleme yapıyor, dede devamlı çay servisinde, anne masalarla ilgileniyor, ama en çok gelenlere paket veriyor. Anlaşılan doğru yerdeyiz alıp giden müşteriler hiç eksilmediğine göre. Gerçektende simit de börek de çok lezzetliydi, gözlemeleri yiyecek yer kalmayınca yarın da onun tadına bakalım dedik.
Bu kadar hamur işini eritmek için müzeye kadar yürümeye karar verdik. Yaklaşık 2.5 km uzaklıkta, hava da çok sıcak olmayınca gayet zevkliydi.
Müzenin içine çocuklar için de bir bölüm yapmışlar, tarihi sevdirmek amaçlı bayıldık. Tarihi yerlerin ve eski Antalyanın küçük maketleri çok çok güzeldi. Biz bu tarzı Kuşadası yolunda Çetin Maket Köy’de de gördük sanki diye konuşurken bir de baktık gerçekten Ayhan Çetin yapmış bunları da. Hele Hititli çocukların tabletlerine bayıldık.
Antalyanın antik kentleri bölüm bölüm sergilenmiş içeride, ama müzeyi diğer bütün müzelerden ayıran en önemli özellik, antik kentlerden kurtarılabilen heykellerin olduğu bölüm.
Çok az müzede bu kadar çok heykel vardır diye düşünüyorum. Yalnızca heykelleri incelemek saatlerinizi alabilir.
O kadar çok zaman harcadık ki müzede, artık ayaklarımız yorgunluktan bitmişti geri yürümek yerine biraz dinleniriz dedik ve tramvaya binmeye karar verdik. Binmişken de son durağa kadar gidip bir de gündüz gözüyle görelim istedik her yeri. Son durağın olduğu yerde gezmeye değer birşey olmayınca birkaç durak geri gelip, bugün çok yürüdük nasılsa deyip, bir de hamburger ısmarladık kendimize. Ama sanmayın bitti yürüyüşler, o hamburgerler eriyecek arkadaş !!!
Karaali parkının içinden yürüyüp, eski Antalya sokaklarında dolaştık. Kesik Minareli Cami kapalıymış ama dışarıdan baktık. Sokak aralarında dolaşıp, eski evlerin yeni hallerini inceledik. Çoğu kafe, bar veya restoran olarak hizmet vermeye başlamış. Ama hala oturanlar da var. Büyükçe olanlardan bazıları butik otel olarak hizmet vermeye başlamış. Eski döküntü, gezilemez sokakların bu şekilde desteklerle düzenlenip turizme kazandırılması bence harika bir fikir.
Bizans İmparatoru Aleksiyon ile, Selçuklu Sultanı Melikşah ile yapılan anlaşma gereğince Antalya’nın yönetiminin Venediklilere bırakıldığı sırada, liman ile kaleiçinin bağlantısını sağlamak için blok kesme taş ve moloz taş kullanılarak yapılan Kırkmerdiven’den aşağı indik.
Oradan limana geçip tekneleri ve koşuşturan insanları seyrettik. Artık hava kararıyordu ki asansörle yukarı caddeye çıkıp güneşin batışını seyredip, hemen karşısındaki orduevine attık kendimizi.

Asansörden gün batımı
Yemek yemek istemedi canımız ama küçücük pastanenin o enfes pastalarından yeni birşeyler denemeyi ve dinlenirken çaylarımızı içmeyi ihmal etmedik.
