İyi ki kaybolduk..
48.Gün
Elektrikli battaniye fikri bizim araba için harika oldu. Düşük ayarda açmıştık bir saat kadar sonra fazla bile geldi kapattık. Sabaha kadar sıcacık yattık. Sabah da bu aralar âdet haline getirdiğimiz üzere gidip çorbamızı içtik.
Artık Alanya ile vedalaşma zamanı geldi. İstikamet Saklı Kanyon. Ama Saklı Kanyonu navigasyon bize başka yerde gösterdi git git bulamadık ve biz Toroslarda kaybolduk !!!
Hep dediğim gibi eğer bir yere yetişmeye çalışmıyorsanız, kaybolmak harikadır ! Yeni yerler keşfeder, aklınızda olmayan güzellikler görürsünüz. Kaybolmak genelde evrenin size verdiği güzel bir hediyedir. Aaa az daha unutuyordum, yanınızda da kafa dengi biri olmalı. Yoksa sürekli kaybolduğunuz için homurdanan, suçlayacak adam arayan biri varsa bu eğlence bir anda kabusa dönüşür. Neyse ki ben şanslıyım 🙂
Yola devam ederken karlar ortaya çıkmaya başladı az az, sonra da aşağıya vadiye bakan bir kır bahçesi bulduk. Herkes durmuş birşeyler yiyor, kartopu oynuyordu. Hemen yanaştık biz de. Kocaman varilden yapılma bir soba, karda ıslanıp gelenleri kurutuyor. Ama dediler ki biraz daha çıkınca bir tünel varmış tüneli geçince tamamen farklı bir havayla karşılaşılıyormuş. Heryer bembeyaz karmış orada.
Biz de çaylarımızı içtik, gözlemelerimizi yedik, ayaklarımızı ısıttık ve bakmaya gittik o bambaşka yere. Gerçekten heryer bembeyaz. Alanya’nın kar görmeye hasret aileleri çocuklarını alıp kartopu oynamaya koşmuşlar buraya. Mangal yapanlar, karlarda yuvarlananlar. Biz de biraz kartopu oynadık tabi ki. Neyse ki kar lastiklerimizi takmışız da rahatız böyle yerlere gelirken.
Çok oynayıp ıslanıp üşüyünce hadi dedik geri dönelim hedefimizi arayalım. Bu sefer de bir tabela gördük Leartes Antik kenti diye. Çok kötü yollardan dibine kadar gittik, arabadan inip dere tepe biraz yürüdük ama yok nafile bulamadık. Bu da kısmette yokmuş deyip, Sapadere Kanyonuna devam ettik.
Bu sefer de yol üstünde ne gördük inanamazsınız. Çoğumuzun okumayı öğrenirken ilk kitapları olan CİNALİ’ler gerçekmiş !!! Hatta bir köyleri bile varmış !!
Biz orada burada dolaşırken o kadar geç kalmıştık ki kanyon kapanmış. Aslında birileri vardı ama nedense çok aksilerdi. Girmemize izin vermediler.
Dış kısımda bir restaurant ve tuvaletler vardı. Aracımızla burada kalalım sabah gezelim dedik, ona da izin vermediler. Aslında aklımızdan görmeden dönsek mi diye de geçmedi değil de bu manzaranın devamını merak ettik doğrusu.
Sonra Cüceler Mağarası yazısını gördük, orası da kapalı ve zaten aynı kişinin işletmesiymiş. Ama manzara güzeldi yoldan aldığımız ekmekle sandviçlerimizi yapıp, karnımızı doyurduk. Burada uyuyalım dedi Halûk. Ama ben o adamların aksiliğini gördükten sonra gece gelip neden burada kaldınız diye sorun çıkarabilirler diye tedirgin oldum.
Gene benim mızmızlığım yüzünden yaklaşık 15 km kadar yol gidip bir benzinci bulduk ve uyuduk.
