Antalya Akvaryum
35. GÜN
Sabah kahvaltıyı orduevinde yapık. Ama çok da memnun kalmadık. Her şeyi tek tek aldığın, yazdırdığın vasat bir kahvaltıydı. Bugün planlarda Antalya akvaryumu gezmek var. Zaman kalırsa gezecek yer çok nasılsa. Ama önce yapılacak işler var. Çamaşırlar çamaşırhaneye verilecek, ben kuaföre, Halûk berbere gidecek. Sonuçta 35 gündür yollardayız, saçlar uzadı. Marmaris’den beri çamaşırlar birikti. Kısacası tazelenme zamanı 🙂

Antalya Akvaryum, çocuklarla veya yalnız bütün gününüzü geçirebileceğiniz bir yer. Akvaryum, Kar Dünyası, Wild World, 8D Sinema, kafeler, bahçe havuzu.. En büyük alanı kaplayan akvaryum kendi en büyük olmasa da, dünyanın en büyük tünel akvaryumuna sahip şimdilik.
İçeride çeşitli ülkelere ait binlerce çeşit balığı ve deniz canlısını görme şansınız var. Tünellerin içinde kendinizi okyanusun derinliklerinde yürüyor gibi hissedebilirsiniz. Biberonla balık beslemek de çok eğlenceli, olmaz diyordum ama biberona saldırıp çekmeye çalışmaları görülmeye değer. En sonunda da akvaryum dükkanı deniz canlılarıyla süslenmiş, oyuncak, giysi veya hediyelik eşyaları bulabileceğiniz bir yer.
Akvaryum’dan sonra Kar Dünyası geliyor. Biz oraya girmedik ama anlatılan gece yağdırdıkları gerçek kar sayesinde hergün taze karla karşılıyorlarmış ziyaretçileri. Antalyanın yazın 40 derecelere varan sıcaklığında sabit -5 derecedeki bir alanda zaman geçirmek eğlenceli olsa gerek. Ayrıca içeride gerçek kar üstünde gibi sucuk ekmek de yenilebiliyormuş.
Biz akvaryumdan sonra 8D sinemaya girip dünya denizlerinde gezinti yaptık. Oldukça eğlenceliydi.
Sonra kafede bir dondurma molası verip dinlendik. Bu mevsimde bile bunaltıcı sıcak olabilen Antalya havasında yazın gezmek hiç cazip gelmedi bana.
Sonra da Wild World’e girdik. Orası da gene dünyanın çeşitli yerlerinden gelmiş küçük tropikal canlıları barındırıyor.
Bu kadar yorgunluğun arkasından artık orduevine dönme zamanı gelmişti. Bahçenin serinliğinde vakit geçirdik, yıkanıp kurutulmuş mis gibi kıyafetlerimizi teslim aldık, akşam alacarte restoranı denedik. Pastanede emekli subaylarla takıldık sonra da erkenden uyuduk.
