Marmaris’de bir mola daha
14-15-16-17. GÜNLER

Marmaris abimin yaşadığı yer. O nedenle mis gibi duşumuzu alıp, kirlileri makinaya atıp, rahat bir uyku çekme zamanı. Ama ne mümkün, son bilmem kaç yılın en büyük ayını bu gece görebilecekmişiz bu da sabaha karşı 04.00 da olacakmış.
Zaten maceralarımızı anlatmaktan geç yattık, üstelik erken yatalım, erken kalkalım olayına bu kadar alışmışken. Bir de saat kur, kalk fotoğraf çek 🙂
O da ancak bu kadar oldu!! Profesyonel makina da olsa çeken de iş yok ne yapalım.
Aslında niyetimiz Marmaris’te bir gece kalıp yola çıkmaktı. Ama abim ve eşi ankara’ya gidecekmiş, “Eliz sizinle kalsa olur mu?” dediler. Memnuniyetle :))) kabul ettik.
Biz Eliz’le her zaman güzel vakit geçiriyoruz, üstelik özlemişiz de birbirimizi. Önceki mola yetmemişti.
Gerçi gidenler işlerini çabuk halletmişler bir gün sonra döndüler ama bu sefer de benim bel ağrım tuttu.
Perşembe günü bir masöz gelecekmiş, çok iyiymiş, randevu bulmak çok zormuş ve Oksana kendi sırasını bana vermek istedi. E bize de beklemek düştü bu fırsat kaçar mı ?
Bu arada evin iki dev kangalı Paşa ve Nazlı’nın 13 tane bebekleri olmuş ve anne çok süt veremediğinden kala kala dört tane kalmış. Onları biberonla beslemek, çocukluğumun anısı sobanın üstünde kestane pişirmek, gene Nazlı ve Paşa ile oynamak da beklemenin bonusu oldu.
